UNICEF Türkiye Temsilcisi Reza Hossaini Tarafından Dile Getirilen Görüşler
Bugün dünya Çocuk Haklarına dair Sözleşme’nin 20. yıldönümünü kutlarken, Türkiye’nin bu önemli günü kutlamak için iki iyi gerekçesi var.
Bildiğiniz gibi Sözleşme dünyada en fazla onay bulan insan hakları anlaşması durumunda. İkisi hariç dünyadaki 192 ülke Sözleşme’yi onaylamış durumda. Sözleşme’de yer alan ilkeler, çocukların kendileri dahil hepimizin eylemlerimizi yönlendiriyor. Amaçlanan, çocukların
- yaşam,
- gelişme,
- korunma ve
- bunlar kadar önemli olmak üzere katılım haklarının yaşama geçirilmesidir.
Saygıdeğer konuklar, dünyanın geri kalan kısmı gibi Türkiye de Büyük Millet Meclisi’nin Sözleşme’yi onayladığı yıl olan 1994’ten bu yana sağladığı başarılardan gurur duymalıdır.
- Ülke, OECD ülkeleri arasında çocuk ölümlerini en hızlı azaltan ülke konumundadır. Bu sayede on binlerce çocuk daha 5. doğum gününü kutlama olanağı bulmuştur.
- Okula kayıtta, özellikle kız çocuklar açısından kitlesel bir gelişme gerçekleşmiştir. Yüz binlerce çocuğun eğitim hakkı böylece güvence altına alınmıştır.
- Ana baba bakımından yoksun, kurumlara yerleştirilmiş çocuklara ilişkin asgari standartlar geliştirilmiştir.
- Canlı ve faal il çocuk hakları komiteleri kurulmuştur.
- Türkiye 2005 yılında hayli ileri bir Çocuk Koruma Yasası hazırlamış, çocuk mahkemeleri ve çocuk polisi dahil Çocuk Adaleti sistemi oluşturulmuştur.
Çocuk Haklarına dair Sözleşme’nin, hükümetlerin ve TBMM’nin çocukların davasına sahip çıkmaması durumunda bütün bu sayılanlar ve daha pek çoğu gerçekleşemezdi.
Çocuk sağlığı, eğitimi ve korunması alanlarında her başarıyla birlikte hepimiz Türkiye’nin çocuklarının tam potansiyellerini gerçeklemelerinin önündeki engelleri aşma cesaretimiz ve kararlılığımız da artmaktadır. Bunlar:
- kızların eğitimde ön üst kademelere çıkmalarını engelleyen konular
- aileleri çocuklarını ev dışında işlerde çalıştırmaya zorlayan konular
- yoksulluğun ve yoksunluğun etkilerini hafifletebilecek sosyal koruma hizmetlerine tüm çocukların erişimini önleyen konular
- özürlü çocukları ve marjinal nüfus kesimlerinden olanları yetenek ve becerilerini geliştirmekten alıkoyan, bu canlı ve hareketli topluma katkıda bulunmalarını engelleyen konular
- ve ülkenin genç erkekleri ve kadınları arasında direngen ve giderek büyüyen bir işsizliğe yol açan konulardır.
Değerli konuklar, dünya ölçeğinde çok önemli ilerlemeler sağlanmıştır; ancak, bu günü kutlarken önümüzde duran pek çok sorun ve göreve gözlerimizi kapamamalıyız.
- Ne yazık ki, tahminen 500 milyon ile 1.5 milyar arasında şiddetten etkilenmektedir
- Aralarında 5 yaşındakiler de olmak üzere 150 milyon çocuk çalışmaktadır
- Her yıl 1.2 milyon çocuk kaçırılmakta, yaklaşık 1 milyon çocuk da adalet sisteminde özgürlüğünden yoksun durumdadır.
Ne yazık ki, Türkiye’nin çocukları ve gençleri küreselleşmenin, kentleşmenin ve ailelerdeki koruyucu ortamların zayıflamasının olumsuz sonuçlarıyla karşılaşmak durumundadır. Daha bu sabah bir gazetede çocuk istismarıyla ilgili bir rapordan söz ediliyordu ve bu rapor çocukların seks işçisi olarak kullanılmaları gibi üzücü gerçeklere de yer vermekteydi.
İşte, eşitsizliklerin azaltılması veya önümüzdeki yeni görevlerle ilgili henüz tamamlanmamış gündemden bu günü kutlamamızın ikinci gerekçesine geçeceğim.
Çocuk Hakları Komitesi’nin Prof. Cevdet Erdöl liderliğinde kuruluşunun ikinci yıldönümü ve çocuk hakları web sayfasının açılışı, burada toplanmamızın ikinci nedenidir.
20. yüzyılın ilk yarısında başlayan çocuklar için küresel hareket, bugün, 21. yüzyılın ikinci yarısına girerken tam olgunlaşmış durumdadır. Burada, Türkiye’de, mecliste bir çocuk hakları komitesinin bulunması ve illerdeki komitelerin varlığı bu durumun iki güzel örneğidir.
Değerli konuklar, çocuk katılımı çocuk haklarının köşe taşlarından biridir. Burada sözü edilen, törenlerin ve dostlar alışverişte görsün kabilinden işlerin ötesine geçen; çocukların gerçek seslerinin duyulmasına olanak tanımanın da ötesinde henüz tam yararlanılamayan bu büyük ulusal kaynağı etkili biçimde harekete geçiren bir çocuk katılımıdır.
Türkiye’de, bu salonda, işte bu anlamda katılımın güzel bir örneğini buluyoruz.
Bu yıl, SHÇEK’ten çalışma arkadaşlarımızla birlikte il çocuk komitelerinin çalışmalarını gözden geçirdik ve bu komitelerin ergenlerin kapasitelerini geliştirmelerine ve topluluklarına pozitif katılım sağlamalarına yönelik fırsatlar yaratarak çok önemli bir rol oynadıklarını gördük.
Bu komitelerde görev yapan çocuklar çocukların ihtiyaçlarına, dışlanmış ve marjinal çocukların durumlarına ilişkin duyarlılık yaratmış; çevre koruma ve yoksulluk gibi konularda topluluklarına hizmet vermişlerdir.
Bugün başlatmakta olduğumuz enteraktif web sayfası çocukların hakları ve durumu ile ilgili bilgileri kamuoyuna ulaştıran bir kanal olmanın yanı sıra ve bundan daha önemlisi, çocuklar ve çocuk hakları komitesi arasında köprü işlevi görecektir.
Enteraktif web sitesi çalışmaya başladığında, aşağıdakiler açısından dünyadaki ilk örneklerden birini oluşturacaktır:
- Çocuk haklarına yönelik herhangi bir ihlal konusunda doğrudan çocuklardan ve genel olarak halktan bilgi alma
- Çocuk haklarıyla ilgili bilgi kaynağı olma
- Ve bunlar kadar önemli bir başlık olarak çocukların ve gençlerin parlamentoda gündeme gelip kendilerini etkileyebilecek meselelerde aktif biçimde yer alıp bu alandaki tartışmalara katkıda bulunabilmesi.
UNICEF olarak Meclis Çocuk Hakları Komitesi ile ortaklıktan gurur duyuyoruz ve ülkede hızla gelişen internet bağlantısını harekete geçiren bu yenilikçi yaklaşımın geliştirilmesinde de yer almaya devam edeceğiz.
Bu sistem kurulmuşken, çocuk hakları komitesi diğer meclis komisyonlarına da sesini duyuracak, çocuklara yönelik politikalar ve bütçeler hazırlandığında bu birimler TBMM çatısında çocukların başlıca savunucuları olacaktır.
Bu vesileyle, aktif katılımları ve bugüne dek gerçekleştirdikleri fevkalade çalışmalar için il komiteleri üyelerine teşekkürlerimi sunuyorum. Meclise ve çocuk hakları komitesine özel teşekkürlerimizi iletiyorum. SHÇEK’le olan ortak çalışmamıza büyük değer veriyoruz ve finansal katkıları için de Avrupa Komisyonu’na teşekkür ediyoruz.
Hepinize en iyi dileklerini sunarken Türkiye ve dünya çocukları için daha da iyi ve parlak bir geleceğe ilişkin umutlarımı bir kez daha dile getiriyorum.









