Ana Sayfa > Haberler > Haber Arşivi > Dünya Çocuk Hakları Günü Dolayısı İle Adana Milletvekili Nevin Gaye ERBATUR’un Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’ nda Yaptıkları Konuşma

Dünya Çocuk Hakları Günü Dolayısı İle Adana Milletvekili Nevin Gaye ERBATUR’un Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’ nda Yaptıkları Konuşma

Dünya Çocuk Hakları Günü Dolayısı İle Adana Milletvekili Nevin Gaye ERBATUR’un Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’ nda Yaptıkları Konuşma

NEVİNGAYE ERBATUR (Adana) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü dolayısıyla gündem dışı söz almış bulunmaktayım. Yüce Meclisi saygıyla selamlarım.

Türkiye Cumhuriyeti, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’ni 14 Eylül 1990 tarihinde imzalamış ve 2 Ekim 1995’te uygulamaya başlamıştır. Eğitim temel bir insan hakkı olarak evrensel ölçekte kabul görmektedir. İnsan kişiliğinin tüm yönleriyle gelişmesinde çok önemli bir faktör ve insanların kendilerini gerçekleştirmeleri ve özgürleştirmeleriyle doğrudan ilişkili bir süreçtir.

Eğitim hakkı, pek çok uluslararası belgede diğer insan haklarının ön koşulu olarak yer almaktadır. İnsanların diğer haklarını kullanabilmesi ve hak ihlallerine karşı mücadele edebilmesi, hangi haklara sahip olduklarını ve bunları nasıl kullanabileceklerini bilmelerine ve anlamalarına bağlıdır. Bu ise öncelikle eğitimle gerçekleşir. Kısacası, bilinçli nesillerin varlığı sağlıklı ve kaliteli bir eğitimle mümkündür.

Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Komitesi, eğitimin çocuğun onuruna saygılı bir şekilde ve okullarda şiddet içermeyen bir ortamda sunulması gerektiğini ifade etmiştir. Bugün üzerinde durmak istediğim konu da budur. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi 28’inci maddesiyle eğitim hakkı kapsamında okul disiplininin çocuğun insanlık onuruyla bağdaşır biçimde ve Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne uygun olarak yürütülmesini sağlamak için taraf devletlerin gerekli tüm önlemleri alacağını belirtmektedir. Çocuk Hakları Komitesi, bu paragrafın taraf devletlere eğitim bağlamında bedensel ceza ve diğer her türlü aşağılayıcı veya zararlı disiplin önlemlerini yasaklama yükümlülüğünü getirdiğini belirtmiştir.
Ayrıca, Komite okullarda uygulanan öğretim yöntemlerinin Sözleşme’nin ruhuna uygun olmasını, çocukların okul ortamında kararlara katılımının artırılmasını ve hak ihlali durumunda -hangi sınıfta olursa olsun- bütün öğrenciler tarafından ulaşılabilir bir şikâyet kanalının bulunmasını, okullarda kötü muamele ve fiziksel cezanın önlenmesinin gerekleri olarak kabul etmektedir. Okullarda şiddet, ihmal veya istismar, sadece medyaya yansıyan öldürme veya rehin alma olaylarıyla sınırlı değildir. Bu tür olayların yanında, diğer biçimlerdeki dayak, kabadayılık, akran zorbalığı, tehdit, alay, etnik taciz, cinsel taciz, ciddi fiziksel saldırı gibi şiddet olayları fazla göze çarpmamakta ama görmezlikten gelinmektedir.

Anayasal güvence altına alınmış, temel çocuk haklarından olan eğitim hakkının sağlıklı kullanılabilmesi için okullarda şiddet, ihmal ve istismarı önlemek kamu için temel bir hedef olmalı, şiddetin önlenmesi için tanımlar ve görevler ayrıntılı ve açık bir biçimde düzenlenmeli; okullarda çocuğa yönelik şiddet ve istismar sorununun gerçek boyutlarını ortaya koyabilmek ve bu doğrultuda çözümler geliştirebilmek için şiddet ve istismarın her türüyle ilgili bildirim yapma ve kayıt tutma zorunlu hâle getirilmeli; okullarda çocuklara karşı şiddet uygulayan, çocukları ihmal veya istismar eden görevlilere yönelik yaptırımlar daha etkili kılınmalıdır.

Çocuklarımızın ve gençlerimizin, ailelerinin mali gücüne bağlı olmadan en iyi eğitimi almaları, gençliğin bilgi çağıyla buluşturulması gerçekleştirilmelidir. Kimse maddi olanaksızlıklar nedeniyle öğretimin hiçbir aşamasında eğitim hakkından mahrum bırakılmamalıdır. Bireye öz güven kazandıran, onu öğrenmeye, araştırmaya ve sorgulamaya teşvik eden modern eğitim sistemlerine geçiş yapılmalıdır. Inovasyon ve girişim kültürünü, bilgi teknolojileri ve bilişimi özümsemiş, bilgi toplumunun gerektirdiği niteliklere sahip gençleri yetiştirecek, ekonomik ve sosyal politikalarda gençliğin ihtiyaçlarına öncelik verecek, ulusal ve evrensel olanaklardan ve teknolojik yeniliklerden en geniş çerçevede yararlanmalarını sağlayacak bir eğitim reformu acilen gerçekleştirilmelidir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu çerçevede, Çocuk Koruma Kanunu ve Türk Ceza Kanunu’na, şiddet, ihmal ve istismarı tanımlayan bir madde, Millî Eğitim Temel Kanunu’na her türlü bedensel, duygusal ve psikolojik ceza veya muameleyi yasaklayan bir madde, aynı Kanun’da eğitimin amacına ilişkin maddeye ek yapılarak ”Çocukların şiddete başvurmadan iletişim kurma ve başkalarının haklarına saygılı davranma becerilerinin geliştirilmesi.” fıkrası eklenmelidir.
Türk Ceza Kanunu’nda yer alan, okul personelini de kapsayan kötü muameleyle ilgili 232’nci maddede terbiye hakkından doğan disiplin yetkisinin sınırları tanımlanırken, şiddetin her türü de açıkça yasaklanmalıdır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Lütfen sözlerinizi tamamlayınız.
Buyurunuz.

NEVİNGAYE ERBATUR (Devamla) – Bitiriyorum Sayın Başkan.
Millî Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’a, Bakanlığın görevlerine, okullarda ihmal, istismar ve şiddeti önlemeye yönelik gerekli tüm yasal, idari, eğitsel ve diğer önlemleri alması eklenmelidir. Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun’da, çocuklara karşı işlenen suçların soruşturulması izne tabi olmayacak şekilde düzenlenmeli ve izne gerek kalmaksızın cumhuriyet savcılıklarınca soruşturma yürütülebilmelidir. Türk Ceza Kanunu’nun 103, 105, 110, 279 ve 280’inci maddeleri öğretmenler, yöneticiler ve okul personeline yönelik cezai yaptırımları daha etkin kılacak biçimde değiştirilmelidir. Çocuklarımıza iyi bir gelecek sunmak, bu çatı altında bulunan bizlerin en önemli vazifesidir.

Bu vesile ile tüm dünya çocuklarının Çocuk Hakları Günü’nü kutluyorum. Teşekkür ederim. (CHP ve AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyoruz Sayın Erbatur.