Ana Sayfa > Haberler > Haber Arşivi > Kamuoyunda ''taş atan çocuklar'' olarak bilinen çocuklarla ilgili düzenlemeler de içeren ''Terörle Mücadele Kanunu (TMK) ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun Tasarısı'' TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek, yasalaştı.

Kamuoyunda ''taş atan çocuklar'' olarak bilinen çocuklarla ilgili düzenlemeler de içeren ''Terörle Mücadele Kanunu (TMK) ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun Tasarısı'' TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek, yasalaştı.

 

Adalet Bakanı Sadullah Ergin, terör örgütü 
elebaşı Abdullah Öcalan'ın disiplin cezalarının affına ilişkin herhangi bir 
düzenleme yapmadıklarını bildirdi. 

TBMM Genel Kurulunda, ''Temel Kanun'' olarak ele alınan Terörle Mücadele 
Kanunu (TMK) ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun Tasarısının ikinci bölümü 
üzerindeki görüşmelere başlandı. 

Tasarı üzerine CHP Grubu adına söz alan Afyonkarahisar Milletvekili Halil 
Ünlütepe, terörün bitirilmesi için öncelikle bölgede işsizliğin önlenmesi ve 
ekonominin geliştirilmesi gerektiğini belirtti. Ünlütepe, aksi halde yapılacak 
düzenlemelerin sorunu çözmeyeceğini kaydetti. 12 maddelik bir tasarının temel 
kanun olarak görüşmeye açılmasını da eleştiren Ünlütepe, ''hükümetin, Meclisi 
by-pass etmek istediğini'' öne sürdü. 

Hükümet adına söz alan Adalet Bakanı Sadullah Ergin, CHP Eskişehir 
Milletvekili Tayfun İçli'nin, Genel Kurulda yaptığı konuşmada, tasarının geçici 
1. maddesinin, bölücü başı Abdullah Öcalan ve terör örgütü PKK'nın üst 
yöneticilerinin disiplin cezalarını affedip, ortadan kaldırmak için getirildiğini 
söylediğini belirtti. 

Bu iddianın doğruları yansıtmadığını belirten Ergin, şunları söyledi: 

''Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Ali Gülmez hakkında verilen karar ile 
Türkiye'yi 'adil yargılama hakkını ihlal ettiği' gerekçesiyle tazminata mahkum 
etmiştir. AİHM'de, Türkiye aleyhine açılmış buna benzer 567 dosya daha var. Bu 
dosyalarda da Türkiye aleyhine benzer ihlal kararları ve tazminat kararları 
çıkacak. İşte bizim bu düzenlemeyi yapmamızın amacı, bu çıkması muhtemel 
kararları önlemektir. 

Söz konusu düzenlemenin, terör örgütü başının ve terör örgütü 
yöneticilerinin disiplin cezalarının affına ilişkin girişim olarak sunulması 
haksızlıktır. Tasarıda, bölücü başının disiplin cezalarının affına ilişkin bir 
düzenleme bulunmuyor. Adil yargılanmanın ihlali söz konusu olmasın diye, disiplin 
cezasının doğru ya da isabetsiz olduğu yönünde bir karar verilmesini öngörüyor 
düzenleme.'' 

Ağırlıklı olarak Terörle Mücadele Kanunu (TMK) 
kapsamında yargılanan çocuklarla ilgili düzenleme içeren tasarının, ikinci 
bölümünün geneli üzerindeki görüşmeler tamamlandı. 

MHP Grubu adına söz alan İzmir Milletvekili Kamil Erdal Sipahi, tasarının 
Anayasanın eşitlik ilkesine aykırı olduğunu, cezaevlerinde TMK kapsamında 
yargılanmayan binlerce çocuğun olduğunu söyledi. 

Sipahi, ''Habur'daki rezalete yeni bir sayfa ekleniyor. Tasarı, AKP 
hükümetinin bölücü teröre teslimiyetidir'' görüşünü savundu. 

BDP Grubu adına konuşan Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, tasarıyla 
değiştirilen düzenlemelerin 2006 yılındaki görüşmeleri sırasında CHP'nin 
muhalefet yapmadığını öne sürerek, ''CHP adına utandım'' dedi. 

Kaplan, tasarıyı ''kerhen de olsa'' desteklediklerini belirtti. 

Sataşma gerekçesiyle söz alan CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, 
Kaplan'ın söz konusu düzenlemeyi yapan iktidar partisinden çok CHP'yi 
eleştirdiğini belirterek, ''CHP'nin tutumundan utanç duyduğunu söyleyenler önce 
kendi tutumlarını gözden geçirsinler'' dedi. 

Çocukların büyük insan sıfatına konularak yargılanmalarını kabul 
etmediklerini ifade eden Hamzaçebi, bunun için çaba sarfettiklerini kaydetti. 

AK Parti Grubu adına konuşan Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç, tasarının 
''teröre taviz yasası'' olarak nitelendirilmesinden üzüntü duyduğunu söyledi. 

Tasarıda bu yönde tek bir madde olmadığını belirten Tunç, 
''Değişiklikleri çarpıtmak çocuklarımıza karşı haksızlıktır. Terör örgütünün 
istismar alanı ortadan kaldırılmaktadır. Bu çocuklar bizim çocuklarımızdır. 
Çocuklarımızın geleceğini söndürmek yerine onları kazanmalıyız'' diye konuştu. 

Şahsı adına konuşan CHP Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk ise tasarının 
mevcut haliyle söz konusu sorunun çözülemeyeceğini, çocukların özel yetkili ağır 
ceza mahkemelerinde yargılanmaya devam edeceklerini öne sürdü. 

Bölüm üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Adalet Bakanı 
Sadullah Ergin, tasarıda, tutuklu ve hükümlülerin infaz hakimliğinden geçmiş 
disiplin cezalarına itiraz yolunun da öngörüldüğünü anımsatarak, hükmün AİHM'deki 
567 dosyadan tazminat kararı verilmemesi için konulduğunu yineledi. 

Ergin, şunları söyledi: 

''Bu tür dosyaların muhataplarının müracaat etmesi halinde kendisinin ve 
avukatının buna karşı söyleyeceği bir şey var mı yok mu? Hakim diyecek ki 
yazdığınızın dışında söyleyeceğiniz bir şey var mı? Eğer hakimin kanaatini 
değiştirecek yeni bir savunma ortaya koyabiliyorsa, hakim onu haklı görür ise 
kararını değiştirebilecektir. Aksi halde sonuç değişecek değildir. Sadece 
AİHM'nin ihlal gerekçesini ortadan kaldırmak ve tazminatları ödememek adına 
tasarıya bu hüküm konulmuştur. 

Bu hüküm 73 milyon vatandaşın tamamı içindir. Burada Ahmet yararlanır, 
Hüseyin yararlanmaz gibi birşey yok. Cezaevindeki tutuklu ve hükümlülerin 
disiplin cezası var ise ve buna itiraz ederlerse istifade ederler. Abdullah 
Öcalan'ın 10'un üzerinde almış olduğu disiplin cezası vardır. Bunların yaklaşık 9 
tanesi infaz edilmiştir. Doktor raporuyla infaz edilemeyen 2 tane cezası vardır. 
Bunlar ahım şahım cezalar değildir. Bunlar 20 günlük hücre cezalarıdır. Bizim 
korktuğumuz, çekindiğimiz 20 günlük cezalar mı? Türkiye hakkında 567 dosya 
var.'' 

Tasarıdaki hükümden herkesin yararlanabileceğini yineleyen Ergin, 
''muhtemel istifade edicilere bakarak Türkiye'nin böyle bir sonuca katlanmasını 
istemek çok doğru bir tarz değildir'' dedi. 

TBMM Genel Kurulunda, Terörle Mücadele Kanunu 
(TMK) ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun Tasarısı üzerindeki görüşmeler 
sürüyor. 

Tasarı üzerine söz alan CHP Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk, Devlet 
Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek'in, bir açıklamasında, özel yetkili 
cezaevlerinin dayanağını oluşturan Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) ilgili 
maddelerini, CHP ile birlikte çıkardıklarını söylediğini belirtti. Açıklamanın 
doğru olmadığını ifade eden Öztürk, sözkonusu dönemdeki tutanaklara bakıldığında 
bunun anlaşılacağını söyledi. 

Söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ, Mecliste, 22. yasama 
döneminde TCK, CMK ve Kabahatler Kanunu ile ilgili düzenlemelerin kanunlaşmasında 
CHP ile AK Parti'nin mutabık olduğunu belirterek, ''Bunları hep birlikte kabul 
ettik'' dedi. 

MHP Mersin Milletvekili Akif Akkuş, görüşülen tasarıyla çocukların terör 
olaylarına karışmasının önlenemeyeceğini savundu. Akkuş, cezayı azaltmak yerine 
eğitim ve rehabilitasyon yoluna gidilmesinin faydalı olacağını dile getirdi. 

MHP İzmir Milletvekili Şenol Bal, ''Türk milleti'' kavramının Anayasadan 
çıkarılmasını isteyen ve kendilerini 'stratejist, aydın, yazar' gibi isimlerle 
tanıtan bazı grupların, bölücü terör örgütünün talepleri yönünde isteklerde 
bulunduğunu söyledi. AK Parti'nin, zihniyeti ve oy kaygısı nedeniyle açılım 
projesini ortaya çıkardığını öne süren Bal, bunun da bölücü terörü 
cesaretlendirdiğini iddia etti. Şenol Bal, AK Parti'ye oy verenlerin, verdikleri 
emanet oyların hesabını sorması gerektiğini belirterek, ''Bölücü terörün 
isteklerini yerine getirsin diye mi oy verdiniz? Verdiğiniz oyların hesabını 
referandumda 'hayır' diyerek sorun'' dedi. 

Bal ayrıca, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın kadınlar üzerinden siyaset 
yapmak istediğini ileri sürerek, Erdoğan'ın Türk kadınlarını tanımadığını ve Türk 
tarihini bilmediğini iddia etti. 

Bal'ın konuşmaları ile ilgili söz alan AK Parti Grup Başkanvekili 
Nurettin Canikli, muhalefetin eleştirilerde bulunabileceğini ancak hakaret etme 
hakkına sahip olmadığını söyledi. Canikli, ''Türkiye'de bölücü terör ile pazarlık 
yapılmış ise bu 2000 yılında yapılmıştır. Açın belgeyi bakın. 'Ben seni idam 
etmeyeyim, sen de terörü durdur' diyorsunuz. Bu pazarlıktır'' diye konuştu. 
Referanduma en çok terör örgütü PKK'nın karşı çıktığını belirten Canikli, ''Bu 
süreç PKK'nın işine geliyorsa, neden en çok PKK karşı çıkıyor'' dedi. 

MHP Mersin Milletvekili Behiç Çelik ise MHP'nin terör örgütü ile hiçbir 
zaman uzlaşma içinde olmadığını belirterek, ''İdam kararını Anayasadan kaldıran 
sizsiniz'' dedi. 

BDP Grup Başkanvekili Bengi Yıldız, referandum için boykot kararı 
aldıklarını söyledi. Boykot etmenin her vatandaşın hakkı olduğunu ifade eden 
Yıldız, hazırlanışında kendilerinin dahil edilmediği bir anayasa paketi için oy 
kullanmayacaklarını söyledi. 

HP İstanbul Milletvekili Ahmet Tan da tutuklu ya da hükümlü anneleri ile 
birlikte cezaevinde kalan bebeklerle ilgili de bir çalışma yapılması gerektiğini 
söyledi. Tan, cezaevinde anneleri ile birlikte kalan 0-2 yaş grubu 479 bebek 
bulunduğunu ifade etti. 

Görüşmelerde, ''çocukların yetişkinlerle birlikte suç işlemesi durumunda 
ve davaların birlikte yürütülmesinin zorunlu görülmesi halinde büyüklerle 
birlikte ağır ceza mahkemelerinde yargılanabilecekleri'' yönündeki hüküm, 
önergeyle tasarıdan çıkarıldı. 

Ağırlıklı olarak Terörle Mücadele Kanunu (TMK) 
kapsamında yargılanan çocuklarla ilgili düzenleme içeren tasarının 2 maddesi daha 
kabul edildi. 

Kabul edilen geçici 2 maddeye göre, tasarının yasalaşıp yürürlüğe 
girmesinden önce verilen ve infaz hakimliğinin incelemesinden geçen disiplin 
cezalarına karşı 6 ay içinde yeniden yapılan başvurular duruşma yapılmaksızın 
dosya üzerinden bir hafta içinde karara bağlanacak. 

Tasarının yasalaşıp yürürlüğe girdiği tarihe kadar hakkında hükmün 
açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş olanlar 15 gün içinde mahkemeye 
başvurmaları halinde haklarındaki bu karar geri alınacak. Sanık hakkında yeniden 
hüküm kurulacak. 

Temel yasa olarak görüşülen tasarının bu maddeleri üzerinde verilen 
önerge dolasıyla söz alan CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç, Adalet Bakanı 
Sadullah Ergin'in savcılara baskı yaptığını öne sürdü. 

Sataşma gerekçesiyle konuşan Ergin, 2004 yılından bu tarafa Adalet 
Bakanlarının savcılarla bağlantılarının kesildiğini, Bakanların savcılara 
''soruşturma aç, açma'' imkanının bulunmadığını belirterek, Meclis'in bu yetkiyi 
kaldırdığını söyledi. 

Ergin, Genç'in iddiasını ispatlamakla mükellef olduğunu ifade ederek, 
etmemesi durumunda ''müfteri'' konumuna geleceğini kaydetti. 

Kamuoyunda ''taş atan çocuklar'' olarak 
bilinen çocuklarla ilgili düzenlemeler de içeren ''Terörle Mücadele Kanunu (TMK) 
ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun Tasarısı'' TBMM Genel Kurulunda kabul 
edilerek, yasalaştı. 

Yasaya göre, katıldıkları kanuna aykırı toplantı ve gösteri 
yürüyüşlerinde ihtar ve zor kullanmaya rağmen dağılmayanlara verilen cezanın alt 
sınırı 1,5 yıldan 6 aya indirilecek. Cezanın üst sınırında (3 yıl) değişiklik 
olmayacak. Bu kişiler, asliye ceza mahkemelerinde yargılanacak. Sözkonusu ceza, 
toplantı ve gösteri yürüyüşünün düzenleyicileri açısından ise yarı oranında 
artırılarak uygulanacak. 

İhtara ve zor kullanmaya rağmen kolluk görevlilerine karşı cebir veya 
tehditle direnenlere, suçun ağırlığına göre TCK'nın 265'inci maddesinde öngörülen 
üçte bir ile yarıya kadar ceza artırımı uygulanacak. 

Toplantı ve gösteri yürüyüşlerine, ruhsatlı bile olsa ateşli silah, her 
türlü öldürücü, yaralayıcı, zarar verici araç ile yasadışı örgütlere ilişkin 
propaganda malzemesi taşıyarak katılanlara verilen cezalar düşürülecek. Cezanın 
alt sınırı 2 yıldan 6 aya, üst sınırı ise 5 yıldan 3 yıla indirilecek. 

Çocuklar, kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşüne katılmaları ve 
örgüt propagandası suçunu işlemeleri halinde ''terör suçu'' işlemiş gibi 
yargılanmayacak. Buna göre, kamuoyunda ''taş atan çocuklar'' olarak bilinen 
çocuklar, ağırlıklı olarak bu hüküm nedeniyle tutuklandıkları veya hüküm 
giydikleri için, salıverilecek. 

Salıverilen çocuklara ''çocuklara özel güvenlik tedbiri'' de 
uygulanmayacak. Tasarıdaki buna yönelik hüküm, kabul edilen önergeyle 
kaldırıldı. 

Tutuklu ve hükümlüler daha önce verilen ve infaz hakiminin incelemesinden 
geçmiş olan disiplin cezalarına itiraz edebilecek. İtiraz süresi 6 ay olacak. 
İnfaz hakimi, hükümlü veya tutuklu ya da avukatlarını dinledikten sonra bir hafta 
içinde kararını verecek. 

Göçmen kaçakçılığında suç, teşebbüs aşamasında da kalsa bile gerçekleşmiş 
gibi cezalandırılacak. Menfaat elde etmek için yasal olmayan yollardan bir 
yabancıyı ülkeye sokmaya, ülkede kalmasına, Türk vatandaşı veya yabancının 
yurtdışına çıkmasına imkan sağlayanlar 3 yıldan 8 yıla kadar hapis ve 10 bin güne 
kadar adli para cezasına çarptırılacak. 

Mağdurun hayatında tehlike oluşturması ve onur kırıcı bir muameleye maruz 
bırakılmak istenmesi halinde cezalar, yarısından 3'te 2'sine kadar artırılacak. 

Sanığın kabul etmemesi halinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına 
karar verilmeyecek. 

Çocuklar, özel yetkili ağır ceza mahkemelerinde yargılanamayacak, bu 
mahkemelere özgü soruşturma ve kovuşturma hükümleri uygulanmayacak. Buna göre, 
Terörle Mücadele Kanunu kapsamında suçlanan çocuklar da çocuk mahkemelerinde 
yargılanacak. 

Terör suçlarında, şartlı salıverme koşulları çocuklar için aranmayacak. 
Böylece, öngörülen koşulları taşımasalar dahi çocuklar şartlı 
salıverilebilecek. 

Tasarının yasalaşıp yürürlüğe girdiği tarihe kadar hakkında hükmün 
açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş olanlar 15 gün içinde mahkemeye 
başvurmaları halinde haklarındaki bu karar geri alınacak. Sanık hakkında yeniden 
hüküm kurulacak. 

http://www.meclishaber.gov.tr/develop/owa/haber_portal.aciklama?p1=102480