Ana Sayfa > Haberler > Haber Arşivi > Trabzon Milletvekili Cevdet Erdöl 16 Şubat 2010 Tarihinde TBMM Genel Kurulu’nda Kayıp Çocuklarla İlgili Verilen Araştırma Önergesi Üzerine AK Parti Grubu Adına Konuşma Yaptı.

Trabzon Milletvekili Cevdet Erdöl 16 Şubat 2010 Tarihinde TBMM Genel Kurulu’nda Kayıp Çocuklarla İlgili Verilen Araştırma Önergesi Üzerine AK Parti Grubu Adına Konuşma Yaptı.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; masum yavrularımızın kaybolma nedenlerinin tespit edilmesi ve alınacak tedbirlerin belirlenmesi amacıyla verilmiş olan Meclis araştırma önergesi üzerinde AK PARTİ Grubu adına söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle, hem grubum hem de şahsım adına yüce Meclisimizin değerli üyelerini en kalbi duygularımla selamlıyorum.

Son yıllarda maalesef ülkemizde kayıp çocuklarla ilgili medya haberlerinde artış gözlenmekte ve konu üzerinde haklı olarak toplumun hassasiyeti de artmış bulunmaktadır ve iddialar oldukça ürkütücü ve korkutucu durumdadır. Konu oldukça önemlidir. Herkesi, hepimizi ilgilendirmektedir. Konu üzerinde verilen benzer mahiyetteki yirmi beş önergenin olması bunu göstermeye zaten yetmektedir. Bu nedenle, konunun kurulacak bir Meclis araştırma komisyonu tarafından araştırılmasını önemsediğimizi de ifade etmek isterim. Nitekim Anayasa'nın 41'inci maddesi "Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması için gerekli tedbirleri alır." hükmüyle, bir sosyal ve ekonomik hak olarak gerek ailenin ve gerekse çocukların korunmasını devlete bir yükümlülük olarak yüklemektedir.

Kayıp çocuklar sorunun iki önemli boyutu olduğu göz ardı edilmemelidir. Bunlardan birincisi suç örgütlerince suçta kullanmak üzere ya da çocuk suistimaline konu olmak üzere kaçırılan çocuklar, bir diğeri ise evden kaçan çocuklardır. Ama sebep ne olursa olsun ister kaçsın ister kaçırılsın çocuklarımızın kaybolması geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın sağlıklı ve güvenli bir ortamda yaşama haklarını ortadan kaldırmaktadır.

Kayıp sayıları hakkında rakamsal değerlere girmeyeceğim. İsterse bir tek çocuk olsun, bu bile bizim için çok önemlidir. Mutlaka bunu önemsememiz gerekiyor.

Özellikle annenin etkilendiği veya aile içi herhangi bir olayda en çok etkilenen yine çocuk olmaktadır. Aile içi geçimsizlik, şiddet, huzursuzluk çocukların evle bağlantısını kesen her türlü hadise bu tip olaylara yol açmaktadır. Çevresel etkiler, toplumsal iletişim ve kötü arkadaşlık, komşuluk bağlarının zayıflaması, toplumda diyalog eksikliği ve tolerans zafiyeti, gerek ailede ve gerekse toplumda sevgi eksikliği, muhabbet eksikliği, bütün bunlar sorun açısından dikkate alınması gereken hususlardır.

Ülkemizde direkt veya dolaylı olarak çocuklarımızla ilgili olarak pek çok araştırma yapılmış ve kanunlar çıkarılmıştır. Mesela, 23'üncü Dönemde Adana Milletvekilimiz Sayın Necdet Ünüvar'ın başkanlığında kurulan "Uyuşturucu Başta Olmak Üzere Madde Bağımlılığı ve Kaçakçılığı Sorunlarının Araştırılması", 22'nci Dönemde Gaziantep Milletvekilimiz Sayın Fatma Şahin'in başkanlığında "Töre ve Namus Cinayetleri ile Kadınlara ve Çocuklara Yönelik Şiddetin Araştırılması" yine Siirt Milletvekili Sayın Öner Ergenç'in başkanlığında kurulan "Çocukları Sokağa Düşüren Nedenlerle Sokak Çocuklarının Sorunlarının Araştırılması" ve İstanbul Milletvekilimiz Halide İncekara'nın başkanlığında kurulan "Çocuklarda ve Gençlerde Artan Şiddet Eğilimi ile Okullarda Meydana Gelen Olayların Araştırılması"yla İlgili komisyonlar kurulmuş ve bunlardan elde edilen neticeler ve sonuçları çok hayırlı işlere vesile olmuştur. Mesela Çocuk Koruma Kanunu, uçucu maddelerin okullarda yasaklanması, tütün ve tütün ürünlerinden, çocukları bunlardan koruma gibi pek çok öneri bu komisyonlarda ileri sürülen öneriler doğrultusunda gündeme getirilmişti.

Ama mesela bunlardan bir tane misal vereyim: Şu anda Ankara'da, sadece sokakta yaşayan ve çalışan çocuklardan oluşturulan bir boks takımının Türkiye şampiyonu olduğunu -yaş grubunda- ve Avrupa dereceleri yaptığını ve buna benzer Türkiye'nin pek çok yerinde çok güzel örnekler olduğunu da bilmemiz lazım. Buna da bizim katkı verdiğimizi ifade etmem gerekiyor.

Yine 23'üncü Dönemde, dünya parlamentolarında ilk olmak üzere "Çocuk Hakları İzleme Komitesi"ni kurduk. Burada tüm parti gruplarına, grup başkan vekillerine teşekkür ediyorum, katkı verdiler. Özellikle 8 arkadaş olarak biz bu işi üstlendik: Adana Milletvekilimiz Sayın Necdet Ünüvar ve Sayın Gaye Erbatur, Amasya Milletvekili Sayın Avni Erdemir, İzmir Milletvekili Sayın Şenol Bal, İstanbul Milletvekili Sayın Halide İncekara, Şırnak Milletvekili Sayın Sevahir Bayındır, Batman Milletvekili Sayın Mehmet Emin Ekmen ve bendeniz Trabzon Milletvekili olarak bu Komitemiz kurulduğundan beri iki önemli konu üzerinde çalıştık. Bunlardan birisi taş atan çocuklarla ilgili konuydu. Bununla Komitemizi ikiye ayırarak, bir kısım arkadaşlarımız Diyarbakır'a -ben de dâhil olmak üzere- bir kısım arkadaşlarımız Adana'ya gitti, oradaki çocukların durumlarını yerinde gördü ve onlarla ilgili gerekli girişimleri Hükûmet nezdinde yaptı fakat taş attırılan çocuklar, yani bu masum yavrularımızın üzerinden siyaset yapılmasını, onların arkasına saklanarak siyaset yapılmasını utanılacak bir davranış bozukluğu olarak gördüğümü ifade etmek istiyorum. Hele hele teröre malzeme edilmeleri ise insanlık dışı, vahim bir gelişmedir. Bu tip davranışlar çocuklarımız için üretilecek çözümleri bilmeden veya kasıtlı olarak bilerek zorlaştırmaktadır, bunun da altını çizmek istiyorum. Yine bütün sivil toplum kuruluşlarını ve çocuk haklarıyla ilgili çalışma yapan herkesi bu konuda tavır almaya davet ediyorum.

İkinci önemli uğraştığımız konu kayıp çocuklarla ilgili. Biz gerek Sosyal Hizmet Çocuk Esirgeme Kurumu yetkilileri gerek Emniyet Genel Müdürlüğünün ilgili birimleri ve gerek İnsan Hakları Başkanlığı ile ayrı ayrı toplantılar yaptık. Birinin "kayıp çocuk" dediğine öbürünün "kayıp çocuk" demediğini, yani tanımda bir birlikteliğin olmadığını gördük ve ondan sonra yapılan çalışmalarda bir tanım birliğine gidildiğini öğrenmiş olmak bize mutluluk vermiştir ve aynı şekilde bir web sitesi sayesinde on-line olarak kaçan çocuğu emniyetin ve SHÇEK'in birlikte takip etmesi veya geri gelen çocuğu birlikte takip edebilmeleri oldukça önemlidir.

Yine aile içi şiddet, göç, işsizlik, kaçakçılık -uyuşturucu veya silah kaçakçılığı- fuhuş, cinsel istismar özelikle, hırsızlık ve çeteleşme, töre ve namus cinayeti gerekçeleriyle kaçma ve kaçırılma olayları olmakta, teröre alet edilmekte, cinayet olmak, çocuklarımız maalesef bu tip sebeplerle öldürülebilmekte, iş vaadiyle kaçırma olmakta veya kaçırılma olmakta, evlat edinme şeklinde veya dolandırıcılık maksadıyla, insan ticareti amacıyla… Mesela en son Şanlıurfa'dan 20 kadar kişi, büyük, yaşları çocuk olmamakla birlikte iş vaadiyle para alarak kendilerinden yurt dışına götürülürken maalesef bazı ülkelerde hapishanelere de düştüler.

Organ ticaretiyle ilgili de bir şey söylemek istiyorum. Şu anda adli tıp kayıtlarımızda da, herhangi bir hastane kayıtlarımızda da bir tarafta karaciğeri, böbreği alınmış ve ölü olarak bulunmuş hiçbir vaka yoktur ama şüyu vukuundan beter veya şehir efsanesi denen olay bu olsa gerek.

Herkes organ mafyalarından bahsediyor ama ülkemizde böyle bir vaka yoktur. Bu, bizim organ nakli ile ilgili yaptığımız çalışmaları baltalamaktadır. Bunun altını çizmek istiyorum.

Bütün bu olaylara baktığımız zaman, çocuk yaştaki istismar edilmelerin en önemli sebeplerinden birine baktığımız zaman kız çocuklarının çok fazla olduğunu görüyoruz. Bunun da sebebinin çocuklarımızın, kız çocuklarımızın cinsel istismar nedeniyle kaçırılmalarının bir gerçek olduğunu ifade etmek istiyorum.

Yine, yaşı küçük olan çocukların daha az ceza alacakları gerekçesiyle bu tip olaylarda kullanıldığını biliyoruz.

Çocuklarımıza yönelik bu tehdidin önlenmesi konusunda Meclisimizin de önemli bir sorumluluğu bulunmaktadır ve bu sorumluluğa bütün parti grupları el atmıştır, bütün partilerimizi bu konuda yaptıkları çalışmadan ve hassasiyet göstermelerinden dolayı kutluyorum.

Tüm toplumu ilgilendiren bu sorunun çözümü konusunda iktidar ve muhalefet partilerinin de katılımıyla yüce Meclisin bu konuyu bütün yönleriyle incelemesi ve alınması gereken tedbirleri tespit ederek, devlet kurumlarına destek sağlaması gerekmektedir.

Bu gerekçeyle, çocuk kayıplarının nedenlerinin tespit edilerek, alınacak tedbirlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırma komisyonu kurulması gereği doğmuştur. Bu, inşallah hayırlı hizmetlere, hayırlı neticelere vesile olur.

Amacımız, yeni çocuk kayıplarını önlemek veya en aza indirmek, mevcut kayıpların bulunmalarına ise yardımcı olmaktır, bir tek ailenin bile olsa yüreğine su serpmektir.

Unutulmamalıdır ki koruma tedbirleri, tedavi tedbirlerinden hem daha kolay hem daha az maliyetli ve hem daha başarılı olmaktadır. Tıpkı kişinin hastalanmasını ve ondan sonra tedavi edilmesini beklemektense koruyucu tedbirleri alıp onun hastalanmamasını sağlamak gibi.

Bu önemli konuda tüm partilerimizin verilen önergeye desteğini beklerken kurulacak olan araştırma komisyonunun başarılı bir çalışma dönemi geçirerek daha önce bahsi geçen sorunların çözümüne katkı sağlamasını bekler, komisyonda görev alacak arkadaşlarımızı şimdiden canı gönülden kutlar, bu vesileyle hepinize en derin saygılarımı sunarım.

Teşekkür ederim. (AK PARTİ ve CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Sayın Erdöl, çok teşekkür ederim.