Ana Sayfa > Haberler > Haber Arşivi > İzmir milletvekili Şenol BAL 10 Şubat 2010 tarihinde Meclis Genel Kurulu’nda Kayıp Çocuklarla İlgili Bir Konuşma Yaptı

İzmir milletvekili Şenol BAL 10 Şubat 2010 tarihinde Meclis Genel Kurulu’nda Kayıp Çocuklarla İlgili Bir Konuşma Yaptı

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri, çocuk kayıplarının nedenleri ve bu kayıpların önlenmesi için alınacak tedbirler konusunda Cumhuriyet Halk Partisinin vermiş olduğu Meclis araştırması önergesinin gündeme alınması konusunda lehte söz almış bulunmaktayım. Yüce Meclisi saygılarımla selamlıyorum.

Sayın milletvekilleri, Ramazan Bayramı’nda Kayseri-Talas ilçesinde, âdet üzere şeker toplamak ve el öpmek için evlerinden ayrılıp mahallelerinde kaybolan Dilruba, Ahmet ve Türkan için milletçe içimiz yandı ve bu çocuklardan hâlen hiçbir haber yok. Evet değerli milletvekilleri, tabii Dilruba, Türkan ve Ahmet gibi onlarca çocuk. O ailelerin yerine kendimizi koyarak bir empati yapalım. Bizim için çocuklar çok önemli. Her şeyimizi adadığımız ve belki de hayatımızı ortaya koyabileceğimiz çocuklarımız bir şekilde kayboluyor ve bir haber alınamıyorsa bu hepimizi düşündürmelidir değerli milletvekilleri.

Evet, onlarca çocuğumuz kaçırılıyor ve evden kaçmak zorunda kalıyor. Her gün farklı illerden gelen kayıp çocuk haberleri yüzünden toplumsal bir korku yaşamaya başladık. Bu konu bir kamu güvenliği konusu olarak ele alınmalıdır değerli milletvekilleri; ve öyledir. Her ne kadar kamu güvenliği konusunda çok değişik kurum ve kurumlar arasındaki uyum çok önemli olmasına rağmen maalesef bu Hükûmet döneminde kurumlar arasındaki koordinasyonsuzluk ve kurumlar arasındaki çatışmanın tezahürleri her konuda olduğu gibi bu konuda da kendini gösteriyor. Her ne kadar kamu düzeni ve güvenliği müsteşarlığı bir zafiyetin olduğunun göstergesi olarak yüce Mecliste görüşülmekte iken yani bir koordinasyon eksikliği olduğu ifade edilerek Hükûmetin PKK açılımına “İşte devlet tarafından, devlet politikasıdır.” ifadesine bir kılıf hazırlanmak üzere Türkiye Büyük Millet Meclisine getirilmiş olmasına rağmen konumuz bu olmadığı hâlde tekrar bunu hatırlatmak istedim çünkü kamu kurumları arasında da bu koordinasyonsuzluk, bu ilişki ve bu birlikte çalışma özelliği ve ahengi her geçen gün kaybolduğu için bunu da buradan hatırlatmak istedim.

Değerli milletvekilleri, çocuklarımız, biliyorsunuz daha erken yaşta ergin olsa da on sekiz yaşını doldurmamış kişi “çocuk” olarak kabul ediliyor. Şimdi, çocuklarımız kaçırılıyor veya kendi isteğiyle kaçanlar “kayıp çocuk” olarak ifade ediliyor. Maalesef, maalesef hâlen kurumlar arasında ve mevzuatımızda “kayıp çocuk” tanımı yapılamamıştır ve bu “kayıp çocuk” tanımı yapılamamasından kaynaklanan sıkıntılar yaşanmaktadır ve kayıp çocuk konusunda ilgili kurumların vermiş olduğu istatistiki rakamlar birbirleriyle örtüşmemektedir, birbiriyle uyum göstermemektedir.

Evet, çocuklarımız ya evladı olmayan veya çocuğu olmayan, ruhi bozukluğu olan kişiler tarafından kaçırılabiliyor ya cinayet için yani bir aileden, bir sülaleden intikam almak üzere kaçırılabiliyor; fuhuş için, evlenme vaadiyle kaçırılabiliyor; dilendirmek amacıyla kaçırılabiliyor; organ ticareti konusuyla ilgili kaçırılabiliyor; cinsel istismar, çocuk pornosu, pedofili yüzünden olabiliyor. Yine, uyuşturucu tüccarlarının, çocukları kullanmak üzere kaçırdığı da biliniyor; kullanılmak üzere, kapkaç, gasp ve yankesicilik için yine kaçırılabiliyor; ideolojik olarak terörde kullanmak üzere kaçırılabiliyor.

Bunlar hepimizin bildiği gerçekler ama çok geniş kapsamlı ve istatistiki verileri de ele alarak ve her geçen yılın istatistikleri ortaya konularak bunların iyi değerlendirilmesi, bu kaçırılma sebeplerinin ve kaçırılma yönünde gelişmelerin iyi değerlendirilerek bir analiz yapılmasının önemi de ortadadır.

Kendi isteğiyle kaçan çocuklar da var. İşte, yoksulluk sebebi, aile içi geçimsizlik, şiddet, hasımlardan kaçma, şöhret ve macera arama, İnternet konusunda yanlış yönlendirme konularında da veya sağlık sorunları olarak zekâ ve doğal afetlerle kaybolanlar, özürlü, akıl hastaları da maalesef, kayıp çocukların sayısını artırıyor.

Değerli milletvekilleri, biliyorsunuz ki Türkiye Büyük Millet Meclisinde Çocuk Hakları İzleme Komitesi oluşturuldu. Çocuk Hakları İzleme Komitesi 8 milletvekilinin oluşturduğu ve çocuk hakları konusunda çalışmalar yapan, daha çok gönüllülük esasına dayalı bir Komite. Bu Komitenin gündem maddelerinden biri de kayıp çocuklar konusu idi ve kayıp çocuklarla ilgili, bu Komitenin, hem SHÇEK Genel Müdürü (Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürü) hem Emniyet Genel Müdürlüğü Asayiş Müdürlüğünün yetkilileri ve Çocuk Şubesinin yetkilileri, aynı zamanda Başbakanlık İnsan Hakları Başkanlığında bu konuyla ilgili araştırmacıları dinlemesi neticesinde, bu kurumlar arasındaki irtibatların yeterli derecede olmadığı ve kayıp çocuklarla ilgili bir veri tabanının maalesef bugüne kadar oluşturulamadığını ve bu veri tabanında analiz yapabilecek ve nedenleri, niçinleri üzerinde durabilecek sağlıklı bir yapılanmanın olmadığını görmekten de üzüntü duyduğumu burada ifade etmek istiyorum.

Değerli milletvekilleri, en kısa zamanda Türkiye Büyük Millet Meclisinin uhdesinde bir araştırma komisyonu oluşturulmasının önemi çok büyük. Çünkü bu meselenin, her geçen gün, kamu güvenliği olarak ve toplumsal derin yaralar açacak bir mesele olmasından dolayı, bu konunun bir an önce bir araştırma komisyonu kurularak çok geniş çapta araştırılmasının önemini buradan bir kere daha sizlere hatırlatmak istiyorum.

Değerli milletvekilleri, her ne kadar kurumlar olarak, Başbakanlık ASAGEM, Başbakanlık İnsan Hakları Başkanlığı, İçişleri Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, Başbakanlık Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu olarak bir protokol imzalanmıştır bundan 1-1,5 ay önce. Kayıp çocuklar ulusal bilgi sisteminin oluşturulması ve ilgili kurum ve kuruluşlar arası iş birliği ve koordinasyonunun sağlanması konusundaki bu protokol için daha yeterli, yani çalışmalarını düzenleyebilmek… İmzalanmıştır bu protokol, faydalı bir çalışmadır, ama bu protokolün ve mevzuatta yapılacak olan değişikliklerin ele alınabilmesi için bir Meclis araştırması açılmasının ve bir altyapının oluşturulmasının çok önemli olduğunu bir kere daha vurguluyorum ve bu konunun gündeme alınmasını ve çocukları kayıp olan ailelerin bir an önce çocuklarına kavuşmasını ve bu acılarının dinmesini -buradan saygılarımla onları da selamlayarak- bulunmasını temenni ediyorum.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)